YAĞMURUN ARDINDAN

26 Eylül 2016 Yorum bırakın

Akşamüstü bir yağmur

Damlaları gözyaşı sanki

Masum ve mahzunlardan yana

Yangınlar söndürmeye gelmiş

Cizre’de, Dersim’de, Van’da

Çöl tozlarını taşımış yurduma

Savaştan kalma,

Serpe serpe üstümüze

Bir kokusu varki; anlatamam

Halep’ten İdlip’ten, Rakka’dan

Şimşek gürültüsü çığırır yağmur

Ne duruyorsun der gibi

Aylan  bebeğin ardında kalan

Yağmurun gidişi sanki Ůmran

Sessizce ve sakin

Birşey daha söyledi yağmur

Yağmalanan koskoca bir UMRAN
Erkam Kul /Aşağıbahçe

Kategoriler:Erkam Kul şiirler

​Tayr-ı Gönül

26 Eylül 2016 Yorum bırakın

 
Tayyare gönlüm dur hele! 

Uçmayıver 

Üç yaşında çocuklar serildi yere

Toz toprak, kan içen sedyede

Merhamet arayan Suriye’de
 Bu gidişin hesabı nereye? 

İyi bil ki varmaz, varamaz yâre
Kanat ciğerimi, anlasın yüreğim

Çok zaman kalmadı!

Yalan diyarlardan gideceğim

Ya perçemimden tutulup sürükleneceğim

Yada me’va özleyeceğim
Uçmak vakti değil şimdi 

Dur dedim; Tayyare gönlüm

Bir abdest alıp

Secdelere yüz sürmeli

Yakarışları uçurmalı şimdi 

Ya ölüme selam durmalı

Yada İbrahim misali 

Ateşe meydan okumalı
Erkam Kul /Aşağıbahçe semti /Şebinkarahisar

Kategoriler:Erkam Kul şiirler

EYLÜL 

26 Eylül 2016 Yorum bırakın

Takvime takılı kaldı gözüm
Aya baktım Eylül 

Her Eylülde yağmur yağar

Yağmıştı 

Acaba, ne yanlıştı? 

Hava soğuk ve kıştı 

Üşüyen ben değildim! 

Zulme alkıştı

Hain, Temmuz’u unutmuş 

Mevsimsiz yakalanmıştı 

Temmuz da bahardı, barıştı

Eylülde paltosuz kalmış
Erkam Kul, Aşağıbahçe semti

Kategoriler:Erkam Kul şiirler

​MOODY’S ŞANTAJI

25 Eylül 2016 Yorum bırakın
  • Abd kökenli Rating kuruluşu Moodys Türkiye’nin ekonomik görünüm puanını düşürmüş. Duyan da ekonomimizde kriz var zannedecek. Gerçek öyle değil, biz batılı ülkelerden çok daha hızlı büyüme oranına sahibiz ve onlara göre çok daha az- borç/GSMH – sahibiz. Mali disiplinimiz Batılı ülkelere göre çok çok daha iyi. 

Peki, sorun ne, neden reytingimiz düşürülüyor? 

Türkiye de birkaç aydır Merkez Bankası tarafından faizler düşürülüyor. Türk tahvillerine yatırım yapıp yüksek getiri elde eden Batılı finans kuruluşlarının Türkiye den elde ettiği gelirleri, başka bir deyişle sömürü azalıyor. Batılı finans kuruluşları Batılı ülkelerde tahvillerden %2 den fazla faiz geliri elde edemiyor. Üstelik ABD ve Avrupa merkez bankalarından elde ettikleri çok ucuz finansman imkanlarını, ABD ve Avrupa ülkelerindeki ekonomik durgunluk ve gerileme nedeniyle değerlendiremiyorlar. Dolayısıyla ellerindeki Türkiye gibi birkaç ballı böreği ellerinden kaçırmak istemiyorlar. Rating kuruluşları marifetiyle faizlerin düşmesine engel olmaya çalışıyorlar. 
Moodys gibi şantaj kuruluşlarına verilecek en güzel cevap Merkez Bankası’nın faiz indirimlerine önümüzdeki aylarda da devam etmesi. Oyunu bozmanın birtek yolu bu. Doların yükseleceğinden endişe etmeye gerek yok, dolara ABD merkez bankası bile sahip çıkmıyor. ABD nin faiz oranı 0,25 bizimki 7,75. Daha gidilecek çok yol var. 
Faizler düştükçe enflasyon da düşecektir. Faizin enflasyonun sebebi olduğunu savunan cumhurbaşkanımız haklı çıkacaktır. Yüksek faizin enflasyonu düşürdüğü yalanı ortaya çıkacaktır. Bu da ekonomik paradigmaların alt üst olması demektir. 
Batı alternatifi yeni bir ekonomik düzen kurmak için iyi bir çıkış yolu arıyorsak simdiye elimize geçen en iyi fırsatı kaçırmamalıyız. 24.09.2016
Yücel Başaran /Aşağıbahçe semti /Şebinkarahisar

​Akıl, iman, kalp, vicdan…… 

11 Eylül 2016 Yorum bırakın

Batı toplumlarını 250 yıldır hayatın her alanında(sanat, siyaset, ticaret, inanç….. Vb)  etkisi altına alan Rasyonalizm son yüzyılda Islam toplumunu derinden sarsmaya devam etmektedir. 

Akılcılık (Rasyonalizm) son kırk yıldır dini düşünceyi etkileyen bir ekol halini almıştır. Kavramlar adeta göç ettirilerek İslam dini düşüncesi allak bullak edilmeye çalışılmaktadır. 
İmanı akılla anlamaya çalışmak, dolayısıyla Kur’an-ı  Kerim’in iman âyetlerini akli yorumlara tabi tutmak moda fikir akımı haline gelmiştir. 
Oysa islam düşünce tarihini incelediğimizde imanın akılla değil kalp ile hissedilebileceği açık şekilde ortaya konmuştır. Onun içindir ki iman edene “mü’min” denmektedir. Eğer iman akılla fark edilmiş olsaydı “mu’kil” (akleden) denmesi gerekirdi.  Haddizatında akıl kavramı iman kavramından ayrılarak kitapta yerli yerine oturtulmuştur. 
“İman kalp iledir” diye tarif eden Gazali, kalbin insanın göğsündeki et parçasından ayrı bir şey olduğunu uzun uzadıya anlatmaktadır. Merak edenler Gazali’nin “İhya-u Ulumid’din”  adlı eserine bakabilirler. 
Peki, iman kalp ile oluyor ise  akıl ne işe yarar? Akıl kalbe varan bir yoldur, son durağı kalpdir. Ayrıca insanın zaman kavramı içerisinde tutarlı bir şekilde yürümesini sağlayan bir melekedir. 
Akıl, insan iradesi ile ilintili bir kavramdır, oysa iman ve kalp insan iradesi ile ilintili olduğu kadar, küll iradeye bağımlı bir  kavramdır. Onun için İman; irade ile istendikten sonra yaratanın takdiri ile meydana çıkar. 
Akıl kalbe varan bir yol demiştik, insandan insana farklılık gösterebilir. Kimisinin aklı tabiri caizse otoban gibi geniş, kimisinin aklı patika kadar dardır. Her insan aklının elverdiği ölçüde bu kalp yolunu kullanır. Yine tabiri caizse aklınız ne kadar geniş bir yol olsada, yaradan o yolu kesmiş ve yola taş koymuşsa sonuçta kalbe ulaşıp iman ile neticelenmez. 
İmanı nasıl anlayıp hissedebiliriz?  Bunun birtek yolu vardır o da kişinin iç huzurudur .  Onun için biz insanlar kimin iman edip kimin etmediğini anlayamayız. Tamamen kendi kendimize hissedip anlayabileceğimiz  şeye iman denir. Mümin, münafık, kafir kavramları bu durumu izah etmektedir. 
İman hayatımızın temel yönlendirici olduğu halde akıl dünyaya ait iş ve eylemlerimizin  yöneticisidir. Aklın hareket alanı dünya ile sınırlı olduğu halde kalp ölüm ötesinde de geçerliliği olan bir kavramdır. 
Kalp aklı etkileme gücüne sahiptir ve  bu etkileşim sonucu akla geri dönüşüm sağlar ve buna da “vicdan” denir. Bunu şöyle örneklendirebiliriz. Akıl ticari hayatta karın en çoğunu elde etmeyi isterken, kalp aşırı karın insanlara karşı haksızlık olduğunu vicdan yolu ile öğütler.
Kalp hep doğrudan yana durur, fakat akıl her zaman doğruya isabet etmez. Kalbin geri dönüşümü olan vicdan ne kadar kalpten beslenebilirse o ölçüde aklı  doğruya yönlendirir. İmansız kalp insanı aklın insafına terk etmiştir. 
Günümüzde ki Akılcılık akımına şüphe ile yaklaşıp aklın her zaman doğruya götürmeyeceğini kabul etmezsek eğer islam dünyasında ki sancılar daha da derinleşecektir. Çarpık İslami akımlar gittikçe çoğalacak, İslâm’ın düşmanları ile mücadele zorlaşacaktır. 
Akli olan sahte bir iman yerine, kalbi olan hakiki bir imanı Rabb’imizden diliyorum. 
Yücel Başaran /Aşağıbahçe Camii İmam hatibi /Şebinkarahisar /Giresun

Kategoriler:Dini Makaleler Etiketler:, , ,

BAHAR 🌸

24 Mayıs 2016 Yorum bırakın

Bahardır Can, riyakara her daim ziyan
Kubbeler altından canhıraş feveran
Er meydanında kıspet giymiş pehlivan
Nehir koptuysa eğer, ses veren çağlayan

Erkam Kul

Kategoriler:Erkam Kul şiirler Etiketler:,

SUADE’YE MEKTUP 9

24 Mayıs 2016 Yorum bırakın

Çarkları kızgın demirden döverler
Sonra usul usul döndürürler Suade
Dişi çeliktendir çarkların, acımasız
Ah Suade! Sakın kaptırma gönlünü!
Saçların dolandıysa; sonu ölüm!
Meyletme fenaya, iste ölümsüzlük
Uzak dur merhamet yoksunu çarkçıdan
Ara dur, ne istersen merhametli çarşıdan

Erkam Kul
Aşağıbahçe semti /Şebinkarahisar

Kategoriler:Erkam Kul şiirler Etiketler:, ,
%d blogcu bunu beğendi: