BAHAR 🌸

24 Mayıs 2016 Yorum bırakın

Bahardır Can, riyakara her daim ziyan
Kubbeler altından canhıraş feveran
Er meydanında kıspet giymiş pehlivan
Nehir koptuysa eğer, ses veren çağlayan

Erkam Kul

Kategoriler:Erkam Kul şiirler Etiketler:,

SUADE’YE MEKTUP 9

24 Mayıs 2016 Yorum bırakın

Çarkları kızgın demirden döverler
Sonra usul usul döndürürler Suade
Dişi çeliktendir çarkların, acımasız
Ah Suade! Sakın kaptırma gönlünü!
Saçların dolandıysa; sonu ölüm!
Meyletme fenaya, iste ölümsüzlük
Uzak dur merhamet yoksunu çarkçıdan
Ara dur, ne istersen merhametli çarşıdan

Erkam Kul
Aşağıbahçe semti /Şebinkarahisar

Kategoriler:Erkam Kul şiirler Etiketler:, ,

urvet-ül vuska

02 Nisan 2016 Yorum bırakın

Her daim penahendenim ey MÜSTEAN
Fikrim acz-mend, dilim lăl, halim perişan
Ümidim dipdiri, beynim ürye
Bir kulp ararım urvet-ül vuska

Erkam Kul /Aşağıbahçe semti
Şebinkarahisar

Lügatçe:
Penahende: sığınmacı
MÜSTEAN : yardım dilenilen, sığınılan
Acz-mend :mahvolmuş, aciz
Ürye: arınmış
Urvet-ul vuska : kopmayan sağlam kulp,  Kuran-ı kerim

Kategoriler:Erkam Kul şiirler

DİYARBAKIR

02 Nisan 2016 Yorum bırakın

Diyar-ı bekir’de güller açardı her bahar
Avlularında menekşeler
Şimdi kan koklar bütün çiçekler

Sur’un her bir taşının gözünde yaşlar
Yitip giden yıldızlı yiğitlere ağlar
Şimdi gölgesinde şehadete susayan gazileri ağırlar
Can analar Anadolu da cananına ağıt yakar

Asırlık konaklar
Duvarlarında şarapnelden yaralar
İçinde hiç bu kadar konaklamadı isyankâr
Beyni sakar, zihni bulanıklık akar
Elindeki namlu ile caka satar

Korkmuyoruz!
Bize cenneti, size cehennemi yaradan var

Erkam Kul /Aşağıbahçe semti /Şebinkarahisar

Kategoriler:Erkam Kul şiirler Etiketler:, , , ,

ACUZE

03 Mart 2016 Yorum bırakın

Her daim penahendenim ey MÜSTEAN
Fikrim acz-mend, dilim lăl, halim perişan
Ümidim dipdiri, beynim ürye
Bir kulp ararım urvet-ül vuska

Erkam Kul /Aşağıbahçe semti
Şebinkarahisar

Lügatçe:
Penahende: sığınmacı
MÜSTEAN : yardım dilenilen, sığınılan
Acz-mend :mahvolmuş, aciz
Ürye: arınmış
Urvet-ul vuska : kopmayan sağlam kulp,  Kuran-ı kerim

Kategoriler:Erkam Kul şiirler

VATAN MEFHUMU NEYİ İFADE EDER?

22 Şubat 2016 Yorum bırakın

Sosyal medya icad olalı çok konuşur yazarız, fakat yazıp konuştuğumuz kelimeler neyi ifade eder, hangi anlamları içerir üzerinde fazla düşünmeyiz.

Vatan kelimeside üzerinde düşünmeden konuşup yazdığımız kelimelerdendir.  “Vatan yahut Sakarya”, “Vatansever “,” Vatan haini” gibi birçok tanımlamada kullanırız.

Neyi ifade eder vatan kelimesi? ! Hiç düşündünüz mü?
-Üzerinde yaşadığımız toprak parçası der geçeriz, amma gerçekte öyle değil,  sadece toprak parçasını içermez vatan kelimesi.

Önce tanımlayarak başlayalım kelimeyi açıklamaya;

Kelime Kökeni
Arapça wṭn kökünden gelen waṭan وطن  “kişinin doğduğu veya yaşadığı yer, ikametgâh, konut” sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça waṭana وطن  “ikamet etti, konakladı” fiilinin masdarıdır.

Doğup yaşadığımız toprağın dışında arapça ikametgah,  konut anlamlarını da içeriyor. Konut manası başlı başına bir çok anlamlar yüklüyor vatan kelimesine bunlardan birincisi mahremiyet anlamı yüklüyor Nasıl ki evimize her gelip geçen uğrayamıyorsa vatan da öyledir. “vatan” kelimesi öyle her gelip geçenin ayak bastığı toprak değildir.  O toprağın hariminde yaşayanlara mahsustur. Bu mahremiyetin korunması için “vatan fedaileri”ne ihtiyaç vardır. Şimdilerde biz buna ordu diyoruz.

Konutun özelliğinden yola çıkarak “vatan” kelimesine masumiyet(korunmuş)  anlamıda yükleyebiliriz. Çünkü konut korunmak için yapılmıştır .

Bir başka anlam yükleyecek olursak mamuriyet anlamı da yükleyebiliriz. Çünkü konut toprak üzerine imar edilerek yapılan yapıdır. Demek ki imar edilmemiş toprağı vatan sayamayız. İmar etmek için ise ortak karar kılmış insanlar topluluğunun bulunması gerekir. İşte ortak irade sahibi bu insanlara millet denir. Milleti birarada tutan şey ise inanç ve birlikte yaşama arzusudur. Demek oluyor ki inanç milletin tutkalıdır.  Ortak inanç ve ülkü birliği taşımayan insanların vatan kurması ve tutunması imkansızdır.

Konut kelimesi bir bütünlüğün adıdır, onun için “vatan” ın bir bütünlük ifade etmesi gerekir. Birbiri ile bağlantısı olmayan ayrı ayrı odalara konut denemeyeceği gibi, birbiri ile fiziki olarak bağı olmayan ayrı ayrı toprak parçalarına da vatan diyemeyiz.

Millet olarak biz “şehit kanlarıyla yoğrulmuş vatan toprağı”  deyimini kullanırız.  Bu deyim dikkatlice gözden geçirildiğinde yukardaki anlamların hepsini ihtiva etmektedir.

Vatanımızın kıymetini bilen “vatandaşlar” olmamızı diliyorum.

Yücel Başaran
Aşağıbahçe Camii İmam Hatibi
Şebinkarahisar

NEDEN ŞEBİNKARAHİSAR?!!! BİR İSYANIN ANATOMİSİ!

05 Şubat 2016 Yorum bırakın

(1915 Şebinkarahisar Ermeni İsyanı)

Kahvehane muhabbeti tadında sosyal paylaşım yapıp, bilgi ve belgeye dayanmayan, zaman zaman bu necip milleti suçlayan paylaşımlarla karşılaşmaktayız.

Şurası iyi bilinmelidir ki; Anadolu yeryüzündeki her toprak parçası gibi bir toprak değildir. Anadolu da ayakta kalmak isteyen milletler Adalet ve güç kavramlarını iyice özümsemelidirler. Adalet herkesin bildiği  adalet olmasına rağmen güç Anadolu da yaşayan millete dayanmalıdır.  Anadolu da dış güçlerin yardımı ile ayakta duran millet olmamıştır, tıpkı Papalık Avrupasının tüm yardımına rağmen ayakta kalamayan Bizans gibi.

Anadoluya göz koymuş milletler yeterli güce ulaştığını hissettiğinde hemen harekete geçmiştir. Kısaca Kuzeylisi de güneylisi de batılısı da doğulusu da Anadolu’dakine düşmandır.

Şebinkarahisar Ermeni isyanına gelecek olursak işte  Anadolu ‘yu ele geçirme planının bir parçasıdır. Dahası  tek seferde hazmedilemeyecek Anadolu’ nun parçalanma oyununun köşe taşlarından biridir.

Osmanlı son nüfus sayımlarında Şebinkarahisar’ın nüfusunun yaklaşık %25’ini gayrımüslimler oluşturmaktadır. Bu oranı daha fazla göstermek isteyenler propagandadan öteye  geçemezler. Çünkü ellerinde batılıların delilsiz propaganda amaçlı yazdıklarından başka delil yok. Makaleyi uzatmamak için demografik analizleri bir başka yazıya bırakıyorum.

Bu %25 lik nüfusun kabaca 1/3 ü Ermelerden oluşmaktadır. Bunlarda şehir  merkezi ile 4-5 köye  dağılmış  durumdadır. Bu nüfusun isyan sırasında tamamı ile kaleye çıktığını kabul edersek, vali Muammer bey’in yazışmalarında bu nüfus 2000 kişidir. Bunun 500 – 550 adedi dışardan isyana takviye kuvvet olarak gelen Sivaslı Murat ve Ezbider  Papazı Kırıh’ın adamlarıdır.  İkibin kişinin yaklaşık 800 ila 1000 kişisinin silahlı olduğu bildirilmektedir. Karşılığında 40 ila 70 kişiden oluşan zaptiye kuvveti mevcuttur.

İsyanın çıkış noktası iki asker kaçağı Ermeninin zabitlere yakalanmamak için Ermeni mahallesine kaçması sonucu onları kovalayan zabitlerin şehit edilm esi ve anynı gece  şehrin  müslüman mahallelerinin yakılarak kalenin ele geçirilip direnişe geçilmiştir.

Buraya kadar anlattıklarımı üç aşağı beş yukarı çeşitli kaynaklarda bulabilirsiniz. Asıl olan bundan sonraki analizlerimizdir.

Şimdi bazı sorular sorarak olayların analizine başlayalım.

Sivaslı Murat 500 adamı ile neden Şebinkarahisar’ı basmaya gelmiştir? Ona bu emri kim verdi?

Eğer bu bir halk  isyanı ise önce Sivaslı Murat sonra da Ezbider papazı Kırıh neden  diğer taraflardaki ve kendi memleketlerinde ki isyanı bırakıp Şebinkarahisar’a koştular?.

Neden isyancılar şehri yakarak yok ettiler? Ele geçirmek istedikleri şehri mevzilenerek zapt etmek varken, neden şehri yok etmeyi seçtiler?

Şebinkarahisar’ın isyancılar açısından stratejik önemi ve ağırlığı ne kadardı?

Şebinkarahisar, ın yakılmasında şehri tanıyan bir el varmıydı?

Şimdi yukarıda ki sorulara cevap bulmaya çalışalım!

19. yy sonu ve 20. yy başında birçok Şebinkarahisar Ermenisi İstanbul ve diğer şehirlere göçmüştür.Bunların Osmanlı arşivlerinde kayıtları mevcuttur.  Meşhur fotoğraf sanatçısı Ara Güler’in babası da 1910 da göçenler arasındadır. Öyleki İstanbul Bebek semti adeta Şebinkarahisarlı Ermenilerce kurulmuş bir köydür.  Bu göçler önceden birşeylerin kokusunu isyanın kokusunu almaktan kaynaklanmış olmasın sakın. Resmi tamamlamak için bazı bilgiler daha verelim.

İsyandan önce Tamzara da değirmenin arka bölmesinde su gücü ile çalışan bir tornanın silah yapımında kullanılması.  Yaycı köyü papazı Siponil’in kapı kapı dolaşarak silahlanma çağrısı yapması, Ermeni deri tüccarlarının silah ticaretine başlaması. Rusyada Ermeni gençlerin silahlı isyan eğitimi alması.

Sanırım isyanın önceden planlanmış bir harb oyunu olduğunu anlatmaya yukardaki deliller yeterli,  Müslüman ahali ile Ermeniler arasında ki sürtüşmeleri yazmaya gerek yok.

Şimdi de “Neden Şebinkarahisar?” sorusunu cevaplamaya çalışalım.

Tarihi ipekyolu üzerinde bulunan Şebinkarahisar aynı zamanda doğu Anadolunun ikmal yolu üzerinde önemli bir ikmal deposu idi,  gerek Karadeniz üzerinden gelen askeri kuvvetlerin,  gerekse Anadoludan gelen askerlerin  doğuya sevk merkezi durumundaydı.  Bu konumu dolayısı ile Doğu Anadolu da Ermeni  Hınçak ve Taşnak çeteleri ile büyük bir işgal hareketine başlayan Rus kuvvetlerinin hedeflerinden biriydi.

Rusların Bayburt üzerinden Şiran ‘a kadar ulaşmaları cephe ilerisinin zayıflatılmasını ve Osmanlı ordusunun ikmal yolunun kesilmesini gerektiriyordu .

İşte tam bu noktada  devreye Şebinkarahisarlı bir hain girdi, emrinde örgütlenmiş Sivaslı murad’ ı Şebinkarahisar’a göndererek isyanı başlattı. Hınçak çetesi olan Sivaslı Murat bir Şebinkarahisarlı tarafından yönlendirilmişti. Nitekim Sivaslı Murad’ın hayat hikayesini anlatan Ermeni siteleri de bunu doğruluyor. Hatta Sivaslı Murat batılı bir gazeteye verdiği demeçte Şebinkarahisar da yangının Ermenilerce başlatıldığını söylüyor. Kim bu adam diye merak ediyorsanız söyleyeyim.

Gençliğinde Şebinkarahisar da adam öldürüp önce İstanbul’a kaçan, daha sonra Bulgar ve Yunan çetelerine karışan, oralardan çeşitli payeler aldıktan sonra Rusyaya giden, bir dönem Rusların Doğu Anadoluda ki kuvvetlerini komuta ederek Ermeni çeteleri ile hunharca katliamlar gerçekleştiren, şimdiki Ermenistan ‘ın milli Kahramanı Şebinkarahisarlı Antranik Ozanyan.

Rusların amacı ikmal yollarını ve depolarını ortadan kaldırmaktı ve bu amaçlarına Ermeniler tarafından ulaşmışlar bir Haziran gecesi şehri tamamı ile yakmışlardır. Ahşap olan şehir kül olmuş ve sonrasında kurtarılsa bile birçok dram ve göçü başlatmıştır. Etrafına refah dağıtan Şebinkarahisarlılar ekmeğe muhtaç hale gelmiş ve devlet tarafından ekmek dağıtılmıştır.

Güneydoğumuzda yaşadığımız olaylara ne çok benziyor değil mi?
Tarih tekerrürde ibarettir. İbret almazsak daha çık tekerrür edecektir.

Yücel Başaran
Aşağıbahçe Camii İmam – Hatibi

Takip Et

Her yeni yazı için posta kutunuza gönderim alın.

%d blogcu bunu beğendi: