Takvim fanatikliği ibadet sayılmaz!

Miladi takvimi esas alarak yapılan Kutlu Doğum Haftası programı dolayısıyla yapılan eleştiriler dur durak bilmiyor. Efendim, neden Hicri Takvim’e göre kutlanmıyormuşta miladi takvime göre kutlanıyormuş?

Aslında bu düşünce bile Müslüman toplumda yaşayan bireylerin zihinlerinin ne kadar iğfal edildiğinin apaçık bir göstergesidir . Doğum kutlaması deyince insanlarımızın aklıma, pastalı mumlu törenler aklına geliyor. Bunun için daha baştan araştırmadan şartlı tepki veriyor.

Hicri takvimi sanki Peygamber Efendimiz icad etmiş gibi bir bilinçaltı oluşmuş,oysa hakikat sanıldığı gibi değildir. İbadetlerimiz hem hicri hemde şemsi takvime göre yerine getirilir. Namaz güneşin hareketlerine göre ifa edilirken, oruç ay takvimi ile güneş takviminin bir kombinasyonundan meydana gelir. Oruçta günlerin belirlenmesi(ramazan başlangıcı) ay  hareketine göre  belirlenirken imsak ve sahur, iftar güneşin hareketine göre belirlenir. Bu örnekleri daha çok çoğaltabiliriz.

Öte yandan bugün kullanılan ve Peygamber Efendimizin hicretini esas alan hicri takvimin sistematiğinin kurulması Hz. Ömer’in hilafetinin 17.yılında(miladi 639) meydana gelmiştir. Peygamber efendimizin hicri takvim kullandığına dair hiçbir delil yoktur.

Hicri takvim ikiye ayrılır hicri kameri, hicri şemsi. Hicri şemsi eskiden kullandığımız Rumî Takvimle ifade edilmiştir.

Kuran’ı Kerim de Ayın da Güneşin de bir hesap üzere olduğunu belirten ayetler mevcuttur. .

Sonuç olarak şunu diyebiliriz, Kutlu Doğum Haftası programları toplumumuzun zihnindeki şablon “doğum kutlaması” değildir. Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından meydana konulan Hz. Peygamberi tanıtma ve onu topluma anlatma sunusudur. Bir hafta boyunca İlahiyat Fakülteleri ve Diyanet İşleri Başkanlığı çalışanları bu uğurda gayret göstermektedir. Bu yapılan çalışmaların büyük kitleleri hedef alması dolayısıyla mevsimsel uygunluğa ihtiyaç vardır. Bu mevsimsel uygunluk Peygamber efendimizin miladi takvime göre doğum ayı olan nisan ayı uygun görülmüştür. Kutlu Doğum programları bir ibadet de değildir.

Takvim fanatikliğini esas alan eleştirilerin bir kısmı bilgi eksikliğinden kaynaklandığı gibi, bir kısmı da Hz. Peygamberin toplumda tanıtılmasına tahammül edemeyenlerin kara propagandasıdır. Bu tür kara propagandalara tenezzül etmeden Hz. Peygamber’i tanımak ve tanıtmak her müslümanın İslam ümmetine aidiyet göstergesi ve görevidir . Tanındıkça çok daha fazla sevilen, yeryüzünün en çok sevilen insanı Hz. Muhammed Mustafa sav. dir.

Tüm kardeşlerimizi Kutlu Doğum Haftası etkinliklerine katılmaya ve Yeryüzünün Efendisi ni daha çok tanımaya davet ediyorum.

Yücel Başaran /Aşağıbahçe camii imam-hatibi /Şebinkarahisar

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s